parasol'e özel arama kutusu

8.9.09

kitabım geldi ama unutuyorum da!!

kütüphanem kitap ile dolsa taşsa da, okuma hızım ona yetişememekte.. ama bu aralar- aman da şeytan kulağına kurşun- bir okuyasım var, bir okuyasım var sormayın gitsin. sabah yarım saat erken kalkıyorum kitap okuyorum. akşam işten çıkıp eve gidip kitap okuyorum filan da falan. ayrıca geçtiğiimiz haftasonu paso kitap okumanın yanında yeni kitaplar da edindim.

huy olarak bir yazara başladım mıydı tüm kitaplarını edinip okuma takıntım olduğundan, bu aralar j.d.salinger dönemindeyim. son dönem bu takıntıma maruz kalan diğer yazarlar julian barnes, ian mcewan, alain de button, nick hornby idi. hepsini hiç sıkılmadan bir çırpıda okuyuverdim :) gelecek için yeni kurbanım ise walter benjamin olacak... (aman aferin!)

şimdi sanki çok havalı havalı yazdım yazarları, kitapları diye beni kınamayın, esas problemimi söylesem bu havalı tutumumun söndüğünü göreceksiniz. sevgili dünyalılar, ben okuduğum kitapları unutuyorum!!! geçen gün kütüphanenin karşısına geçtim, ve "okuduğum kitaplar" bölümündeki kitaplara göz gezdirdim, ve çoğunun konusunu dahi hatırlayamadığımı gördüm. yani psikopata bağlayıp her yıl tüm kitapları tekrar mı okuyacağım, yoksa okuyup okuyup okuyup hatırlamamaya devam edip anın tadını mı çıkaracağım, not mu alacağım, kitaplar ile ilgili vücuduma dövmemi yaptıracağım. of da of, puf da puf... hafizası kuvvetli insanlara gıpta ediyorum. mesela şöyle diyebilirler:" 1997 yılında okumuş olduğum otobanda tavşan koşusu adlı romanda yer alan sally karakterinin beyaz tavşan ile bakışması şöyleydi de böyleydi...." (uydurma kitap bu)

not: şu an aşkın antideprasan durumu ile ilgili bir kitap okuyorum- salinger diil ama olsundu. "öldüren cazibe" ne biliyor musunuz? zıt kutupların, aynı hobilere sahip olmayanların önceleri birbirlerini çekici bulması ama sonraları ortak zevkleri olmaması sebebi ile birbirlerine tahammül edememeleri. çok sevdim bunu. yani zıt kutuplar daha iyi anlaşır diye bi şi yok, benzer zevkleri olan ve ortak hobi-beğeni-nefret-hoşnutsuzluk- müzik-film- gezi- kitap beğenileri olanlar her zaman daha süperdir :) ben de hep bunu savunmuşumdur, en azında beni haklı çıkaran deneyler yapıldığını görmek gurur verici :) ho hoooooooyt

4 comments:

pembe gözlüklü kedi said...

Meshur bir laf var, kim soyledi unuttum: `Kultur herseyi unuttuktan sonra geride kalanlardir` gibi bir seydi... Bence bizi cidden etkileyen bir kitabi ya da filmi kolay kolay unutmayiz... Ama etkilenme oranimiz azaldikca, hayatimizda pratik bir yeri olmayan bilgiler oldukca ucucu oluyorlar ne yazik ki... Benim unutmaktan utandigim pek cok sey oldugunu soyleyebilirim... Kafamda soyle bir korku senaryosu bile var. Televizyonda bir bilgi yarismasina katilmisim. Sunucu bu soru mesleginizle ilgili, sizin icin cok kolay olacak diyor. Soruyu yoneltiyor. Evet gercekten de kolay bir soru ama hic bir fikrim yok cevapla ilgili, kizarip bozariyorum... Neyse...
Unutmayan birisine ornek vereyim: Enis Batur . Sayfasi sayfasina hatirlarmis her ne okuduysa...

FUNdy said...

çok komiksin be yahu indiscigim. Sarılasım geldi sana...ben de okudugu kitapları dönüp dönüp tekrar okuyanlara hayran kalmışımdır...Ben çok denedim ama bir sure sonra evet şimdi şu oluyordu şimdi bu oluyor falan modunda takılıp kitaptan sıkılıyorum...

indis said...

p.g.k: yaa aslında benim kitap dediğime bakma ben herşeyi unutuyorum :) yani herşeyden çok etkilenip, herşeyi unutuyorum. hadi buyrun buradan yakınız..

f: gel de bi sarıl, hatta ben de seni havaya hoplatıyım hazır 5.5 kilo vermişsin madem :) (attım ama olmuştur herhalde). tekartekrartekrarokumakokumakokumaksucksçözümbeyinde.

FUNdy said...

Yuh ufalayim da cebine gireyim bari:) yok bu hafta durdu...toplam 5'e ulaştım.