parasol'e özel arama kutusu

20.7.09

RUBY RUBY RUBY RUBEEEEEEEEE!!!!!!

işte bir rock'n coke daha üzerimizde bıraktığı ter ve mutlulukla sona erdi. ben katıldığım saatler dahilinde her dakikasından çok zevk aldım. tabii tüm müzik otoriteleri yazmaya başladı bile ve yazacaklar da... onlar çok daha iyi bilir ama ben kendimce düşündüğüm şeyleri şuracığa bir-iki not şeklinde yazayım.

cumartesi
juliette lewis in sonuna yetiştim ama iyi ki de yetişmişim, hatun çatlak, bu ne enerji, bu ne sempatiklik. açıkçası onu seyretmekten ne söylediğinin farkına varamıyorsunuz. yüzünüzde bir tebessüm ile büyülenmiş şekilde bakakalıyorsunuz. sonuç olarak o koşuşturdu biz acıktık ve 2 dilim pizzayı yedikten hemen sonra jane's addiction için hazırlandık.
açıkçası benim jane's addiction ile ilgili fikrim, evde bulunan bir albümü ve radyoda dinlediklerimi geçmez. ancaaaaaaak. o da ne. sahnede zorro mu desem, bir aslan terbiyecisi mi, bir boğa güreşçisi mi, bir büyücü mü, bir walt disney kahramanı mı? perry farrell (solist) üzerinde bordo tayt, bordo atlet, ayağında siyah zımbalı uzun çizmeler, belinde kalın siyah kemer (yanlarından püsküller sarkıyor) elinde bir siyah tüy ve yine siyah bir silahşör şapkası, saçlar kahve-sarı meçli, vücut son derece sağlıklı ve fit, sürekli bağırıyor "we came aaaaaaall the way from los angeles californiaaa" diye.. gerçek üstü bir durum. hareketler deseniz şaşırtıcı. yani görmek lazım. harikaydı, ben hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım. bu arada gitaristleri seyircilerden bir kızla french kiss usulü olmak üzere öpüştü. bol bol gitar sololar, hiç düşmeyen bir performans. bayıldım da bayıldım.

biz bu iki performansın ardından juliette ile perry nin bir çift olması gerektiğini düşündük. ikisi de süper üşütük ama perry gay olabilir bilgim yok hissiyatım var!

bu iki enerji topu ve amerikalılara özgü gösterişten sonra duman geldi sahnemize. öncekiler ne kadar enerjik ve sağlıklı ise kaan bi o kadar her zaman ki gibi :) ama tabii ki her zaman ki gibi de harikalar. al jileti eline, fışk fışk fışk kes kolları bilekleri olsun bitsin! bu arada onca grup arasında michael a bir selam gönderen sadece onlardı (tabii benim seyrettiklerim içinde).bu da tarz hareketti. bir de bir de eski köprünün altında ile bitirdiler, bu benim çok hoşuma gitti - hadi gel buluşalım eski köprünün altında, kimseler görmesin, mehtaba karşı uzanalım eski köprünün altında, kimseler bilmesin, kimseler duymasın!

bizim için bu gün böylelikle bitti, NIN ve prodigy bize göre olmadığından dağıtılıp evlerimize gittik..

pazar
iki hedefim var. razorlight ve kaiser chiefs.

razorlight bir boy band i andırıyor, ama söylemeye başlayınca bu çocuktan bu ses nasıl çıkıyor dedirtiyorlar. umduğumdan daha çok seyircisi ve seveni var, iyi bir performans bence ve biz de hakkını vererek bol bol dans ediyoruz. razorlight sonlanınca bu sefer yine yemek peşine düşüyoruz ve günlerdir- aylardır- yıllardır direndiğimiz mc donalds menulerine def ile kendimizi bırakıyor, güle oynaya big mac ve mac chicken menuleri yiyoruz. çok fazla aylaklık edemeden kaiser chiefs anonsu geliyor ve biz koşarak sahnedeki yerimizi alıyoruz- bu arada aramızdan biri (def) alternatif sahnede Janelle Monae yi seyretmeye gidiyor. (o da aramıza katılsa da anlatsa yaşadıklarını :))

kaiser chiefs çıkıyor ortalık yıkılıyor. hele ki iki ya da üçüncü şarkıda ruby gelince deliriyoruz. avazımız çıktığı kadar ruby ruby rubeeeee diye bağırıyoruz. solist ricky wilson çok yakışıklı, hiper enerjik, deli, şeker ve bir çok şey. seyircileri coşturdukça coşturdu, her şarkıda eşlik ettirdi, bizleri hiç yalnız ve kendi başımıza bırakmadı. seyircinin arasına atlamamak için kendini zor tuttu daha doğrusu korumalar onu zor tuttu. sürekli "we r kaiser chiefs" dedi, beynimize bunu kazımak istedi, seyircilerin arasında giderek hareketli kameradan bizlere bakıp el salladı, ve sonunda "Oh my, god I can't believe it, I've never been this far away from home! Oh my, god I can't believe it, I've never been this far away from home!" diye bağıra bağıra bir hal olduk ve onları da bu şekilde uğurladık.

mutlu son.. ve biz de evlerimize gittik...

her şey çok guzel, tüm grup ve solistler süperdi. gitme imkanı olup da, bu grup ve solistleri sevip de, sırf poposunu kaldırmadan dream tv ye takılanlar, yansınlar kaçırdıklarına...

not: eğer sıkılmazsanız sonra bir de organizasyon düşüncelerimi yazıcam. napalım, kolay değil, senede bir kere "" festival"e gidiyoruz !!!

3 comments:

Kardesh said...

yaşasınn kaiser chiefss!! everyday I love you less and leesss...unless unlesss..lalalilililili

Anonymous said...

Yani simdi sizin 15 gun kastira kastira yaptiginiz simit rejimi cope mi gitti? Pizzalar, Mclar falan hani.. Munasebetsiziz ya, diycez bir iki laf.

indis said...

valla orada sıcaktan, tepinmekten ve otopark ile konser alanıx2 yürümekten kaybettiğimiz kalorileri göz önüne aldığımızda halen rejime tutunmak gibi bir seçeneğimiz olduğunu düşünüyorum. ayrıca her şey telaffi edilir yeter ki istek olsun..