parasol'e özel arama kutusu

21.10.09

hope in a hopeless world

bu aralar "parasol" fazlaca film hikayesi kucakladı. bu durumu da aslında - ben kendim- sıkıcı buluyorum, ama yine de işte iz olsun, bir de gönüller bir olsun diye hemen iki düşüncemi tıkırdatıyım.

michael moore benim her işini takip ettiğim bir kişi diil. kendisine karşı nötr düşüncelerim var. "kapitalizm; bir aşk hikayesi" belgeseline/ filmine bazı beklentiler ile gittim...  nedense hepimize mal olmuş, daha global ama aynı zamanda da kendimin de esiri olduğu tüketim toplumuna göndermeler yapan bir kapitalizm hikayesi bekliyordum ama, belkide doğal olarak bay moore tamamen amerika'nın kapitalizm macerasını anlatmış. finansal sistemden madur olan amerikan vatandaşlarını- finansal sistemden nemalanan amerikan vatandaşlarını  tüm açıklığı ile gözler önüne sermiş. yani son dönemde tüm dünyayı sarsan mali kriz bu aslında...  reagan döneminden bush'a gelinceye kadar geçen zamanı, dramatize etmeden ve  klişelerden uzak bir şekilde, gözler önüne sermiş... tabii bu durumda siz- bir türk seyircisi olarak- olayın hafif dışında kalıyorsunuz, hele ki filmde onlar için kabus olan durumlar, sizin ülkenizde binbir beter bir şekilde, her an, cereyan ediyorsa kendiniz için fazlasıyla üzülmeye başlıyorsunuz.

benim filmden yakaladığım en önemli şey, hiçbir şey sonsuza kadar sürmek zorunda diildir ve değişim, birlik olan toplumlar için mümkündür. amerika'da yeniden grevler başlıyorsa, insanlar haklarını aramak için sokaklara dökülüyor ise- ki bay moore bu değişimi obama ile özdeşleştirmiş- bu tüm toplumlar için olasıdır. umarım, bir gün, biz de bu ülkede bir şeylerin değiştiğini görürüz. kabusum oldu sanki badem bıyıklar hiç gitmeyecek ve demokrasi hiçbir zaman gelmeyecek!! herşey bitti di mi? sona doğru adım adım!! zaten 2012'ye ne kaldı şunun şurasında , yandık ki ne yandık!!

not: her ne kadar film amerika merkezli desem de, obama'nın seçildiği gün içimi kaplayan anlamsız sevinci hatırlamazsam riyakarlık yapmış olurum.

6 comments:

pembe gözlüklü kedi said...

bakiyorum bakiyorum kapitalizmin hic bir yararini goremiyorum ben. :)

indis said...

yararı şu ki paramız varsa istediğimiz her şeyi alırız, almaya da yönlendiriliriz :) ohh gel keyfim gel durumları:)parası olanlar için biçilmiş kaftan ayool!!

pembe gözlüklü kedi said...

benim bir yararini gorememem normal o zaman... :)

indis said...

:) :)

ben de çok zararını gördüm.

o zaman hep beraber

yes we can

yes we can

yes we can

:):):)

pembe gözlüklü kedi said...

yine de sabah balik tutup, ogleden sonra keman calsak daha mutlu olurduk diye dusunmeden edemiyorum. :)

indis said...

kaç tane balık tuttuğuna ve büyüklüklerine göre değişir :)