parasol'e özel arama kutusu

27.9.09

babylon dergi; müzik dergisi mi, mekanın dergisi mi?

bildiğiniz ya da bilmediğiniz gibi dergi dünyamız bu ay yeni bir dergi kazandı; babylon dergi no 1 sonbahar. dergi çıkmadan önce sesi geldiğinden ben de 1 adet kopya edinmek için sabırsızlanıyordum. sonra edindim ve bu yarı yağmurlu istanbul gününde de göz atma fırsatım oldu.

bir kere babylon ve pozitif ekibi bence müthişler. hem istanbul hem de türkiye için ufkumuzu açan, bir sürü müzisyeni canlı seyretmemizi sağlayan başarılı ve gerçekten müziğe gönül vermiş insanlar olduklarını düşünüyorum. hatta pozitif'de çalışmak da hep benim hayallerimden biri olmuştur- hiç bir atılım yaptın mı derseniz ben de hayır derim.

ancaaaaaaaaaaak.. şimdi ben bu derginin çıkacağını duyunca, hem de bant ekibinin bu işi üstlendiğini de duyunca pek bir hoşuma gitmişti. yeni bir müzik dergisi aman da aman demiştim. fakat görüyorum ki aslında bu dergi daha çok babylon'un etkinlikleri üzerine kurulu bir dergi. arasıra sanki mekanın bir reklamı, tanıtımı filan gibi düşüncelerim de ağır basmadı diil. e ama tabii ki de öyle olucak kızım, ne olacaktı adı üstünde babylon dergi diyebilirsiniz, ben de yaa evet aslında öyle gerçekten derim. böylece dergiyi olduğu şekilde kabulleniriz. bu arada derginin içinden 5 tl'lik kupon çıkıyor, bunu da babylondan yapacağınız herhangi bir alışverişten düşebiliyorsunuz. bir nevi dergi parasını çıkarma ihtimaliniz var, bu da iyi bi şi...

ve fakaaaaaaaaaat bir de ne var? derginin dağıtımı konusu. dergi sadece belli noktalardan satışa sunuldu. mesela remzi kitabevi, mesela robinson kitabevi, mesela istanbul modern. başka yerlerde var ama ben şimdi unuttum. epi topu 12 nokta galiba. bu noktalardan pek hoşlanmadım. bana çok elitist bir yaklaşımla belirlenmiş gibi geldi. hep o "beyaz türkler"in gittiği yerler. galiba babylon a gidenleri hedef kitle seçmişler, genel olarak babylona gitmeyen müzik severler ise derginin ayağına gitmek durumunda.

tabii ki bunların hepsi tercih meselesi isteyen istediği şeyi istediği yerde satar ama maalesef bence burada sorun şu. bizim ülkede o kadar az müzik dergisi çıkıyor ki çıkanlar da herkese mal olsun istiyoruz ve o kadar az bu tür organizasyon var ki yaptıkları şeyler fazlasıyla göz önünde oluyor ve o kadar az bu işlere gönül vermiş insan var ki ben de her şeye rağmen onları tebrik edip aman noolur pes etmeyin, devam edin diyerek tahtaya vuruyorum!

2 comments:

pembe gözlüklü kedi said...

belki onlar da asagidaki durumdan muzdarip olmuslardir...

http://www.bianet.org/bianet/ekonomi/116811-bagimsiz-dergilerin-yasamasi-icin-dagitim-tekeli-kirilmali

indis said...

hmmmm evet olabilir. ama o zaman nasıl kendi köşelerindeki bakkala veriyorlarsa atıyorum mesela kadıköy deki bir bakkala da versinler. tabii iç yüzünü bilemiyoruz bu işlerin atıp tutuyoruz :)