what stupidity is, doing the same thing over and over again and expecting a different result...
10.1.07
everything, so meaningless and worthless at all times
8.1.07
".. acaba dostlukla aşk arasında bir yakınlık ya da uzaklık söz konusu mu?Kuşkusuz aşk için söylediğimiz bir çok şeyi dostluk için de söylemek mümkün Dostluk da özne-nesne kaymaları sebebi ile tanımlanması zor bir kavram.. İnsan dostunu kendisi için mi sever, dostunu karşıdaki için mi sever, insan dostunu kendi "iyi"sini yüceltmek için mi arar bulur, yoksa kendisindeki bütün "iyi" leri de vermek istediği birisi midir acaba onun karşısında dost olarak duran kişi? Bu özne-nesne kayması işin içine eros un girmesi ile aşk diye tanımlanabilir. Aşkta da aşağı yukarı aynı anlam, aynı düzlem kaymaları söz konusudur ve belkide en zor yanı insanın aşk içinde kimliği ile yaşadığı çelişkilerdir.... "
geçen gün saçımı boyayan insan "2007 den beklentilerin ne" diye derin içerikli bir soru sordu.. kendisinden beklemediğim ayrıca hiç hazırlıklı olmadığım bu soruya hazırlıklı olsamda vereceğim cevap "valla hiç bi beklentim yok" oldu sonra içimi bi hüzün kaplayıverdi.. gerçekten ne 2007 den ne hayattan hiç bi beklentim olmadığı gerçeği saç boyatırken bi kez daha ortaya çıkıverdi. eskiden hayatın bi dakkasını bile kaçırmamacasına yaşardım. ben bunu bilinçli olarak yapmazdım da insanlar bana ööle derdi. hiç bi şeyi kaçırmıyım, aman zevk alacağım şeyler yapıyım, geziyim, eğleniyim, yiyim- içiyim, tatilleri değerlendiriğim, arkadaşlarımı göriyim filan falan. şimdi bakıyorum ve bunların hiç birisi yok. saatlerim ve günlerim akıp gidiyo ben hiç bi şi yapmadan. noktayı koydum die düşünüyorum artık, bu sebeple ne bi beklenti ne de hedefim var. ne olucak şimdi?
aşağıdaki postun sonunda yer alan youtube linkinden nick cave i seyredin... karizma nasıl olur, bi de serin (coooollll) nasıl olunur hatırlayın.. dans nasıl edilir, şarkı nasıl yazılır, nasıl söylenir, duruş nedir ne diiildir... sonra hayal kırıklığı kesin yaşıycaz hepbirlikte sokağa çıkınca.. çıkmayın. ya da çıkın kabullenin gerçekleri, ya da ya da doğarken seçim şansımız olmadığı için kendinizi avutun.. bilmiyorum.. ben ne yapıcam, bitkisel hayata devam.. taa ki nick cave gelip bana dans edene kadar ..... ( bi de söylenin bana bunlar için akıl yürütün filan aaaa ne ayıp)
Father says it, mother says it, Sister says it, brother says it, Uncle says it, Auntie says it, Everyone at the party says Babe, I'm on fire Babe, I'm on fire
The horse says it, the pig says it The judge in his wig says it The fox and the rabbit And the nun in her habit says Babe, I'm on fire Babe, I'm on fire
The Papist with his soul says it The rapist on a roll says it Jack says it, Jill says it As they roll down the hill Babe, I'm on fire Babe, I'm on fire
The menstruating Jewess says it The nervous stewardess says it The hijacker, the backpacker The cunning safecracker says Babe, I'm on fire Babe, I'm on fire
The Viennese vampire says it The cowboy round his campfire says it The game show panellist The Jungian analyst says Babe, I'm on fireBabe, I'm on fire
Warren says it, Blixa says it The lighting guy and mixer says it Mick says it, Marty says it Everyone at the party says Babe, I'm on fire Babe, I'm on Fire
Hit me up, baby, and knock me down Drop what you're doing and come around We can hold hands till the sun goes down Cause I know That you And I Can be Together Cause I love you
(nick cave&the bad seeds, müthiş.. daha çok söz vardı çok uzun olduğu için kısaltıldı)
and I say it, it is a petty if you can't say it :)BABE I'M ON FIIIIIIIIIRRRRRRRREEEEEE LAY LAY LİLİLİİİLİLİİLİLİ.. DİLİLİLİ DİLİLİLİLİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ
bugün sarı kasımpatılar geldi bana, uzun zamandır gelmemişlerdi.. çiçekler kadınları mutlu ediyo bu kesin, kendilerini bir çiçek kadar narin, güzel, renkli gördükleri için ya da düşünülmüş olmak hoşlarına gittiği için ya da başka nedenleri var şu an bilemiiciim.. erkekler de çiçek alıyo, ama galiba sadece yeni bir işe girdiklerinde hayırlı olsun manasına gelen türden.. çiçek olayı çok hoş ve ince düşünce alameti ama solduklarında vazodan çıkartıp atmak hoşuma gitmiyo.. hep ööle suyun içinde kalsalar canlı ve heyecanlı. olmaz mı.. aspirin atsam, vitamin?? hadi olsun bi seferlik..
ajda pekkan ın bu albüm kapağına bayılıyorum, biraz önce arabada gelirken dinledim çoktandır sözlerini buraya düşmeyi arzu ettiğim şarkısı yukarıda.. esasen bir orhan gencebay şarkısıdır..
2.1.07
2006 da neler oldu (m) * artık yalnızım * geceleri yalnız kalabiliyorun * geceleri yalnız kalmanın yanında müziksiz (sessi) uyuyabiliyorum * saatin kaç olduğunu umursamıyorum (artık saat takmıyorum) * yarın ne olacağını bilmiyorum, muğlak yani * para harcamıyorum (eskisi kadar diil) * kolay kolay sinirlenmiyorum * daha fazla hoşgörü * eski arkadaşlarımı görmüyorum * tatil planları yapmıyorum * başıma bi şi geldi özel.. :) * hiç tv seyretmiyorum * az yemek yiyorum * eskisi kadar neşeli ve mutlu değilim * güvende hiç değilim * daha çok nikotin alıyorum * artık kilolu değilim (16kilo verdim allahım inanılmaz) * alkole dayanıklılık arttı * düzenli olarak bi şi daha yapmıyorum iyi mi olmuş kötü mü bilemedim
yeni bir yıl daha başladı, artık saat kullanma alışkanlığımdan kurtulmuş olan ben yeni yılın gelmiş olmasına hiç şaşırmadım hatta umursamadım bile.. zaten kötü bi giriş oldu.. artık yıldan vazgeçtim günler iyi geçsin bari. 2006 hayatımın en ilginç yıllarından biriydi. genelde hangi yıl ne olduğunu hiç hatırlamam ama geçen yılı unutmayacığım kesin. ne yazıcağımı unuttum.. e bitkisel hayat kolay diil tabii.
31.12.06
artık bitkisel hayattayım.. fiziksel varlığım sürmekte sadece..
30.12.06
In starlit nights I saw you So cruelly you kissed me Your lips a magic world Your sky all hung with jewels The killing moon Will come too soon
29.12.06
doğru insanlarla doğru şeyleri paylaşmak lazımmış, herkesin "çok değerli" bi o kadar da değersiz olduğu ortamlardan da uzak durmak gerekiyomuş.. herkes ne kadar da yapay ve ilişkiler vıcık vıcık.. eski yılın yeni öğretisi.
yeni yıl hazırlıkları son sürat devam etmekte.. * az sayıda kişiye kendimce beğendiğim hediyelerimi aldım, bayılıyorum hediye almaya :) * hediye aldığımdan daha çok kişiye kötü el yazımla yazılmış yılbaşı kartlarımı attım (büyük bi zevkle) * ofiste herkes birbirine ufak hediyeler verdi def ve ben hariç * sokaklarda herkes bi hediye alma telaşında çok hoşuma gidiyo, insanların birbirlerini düşünüyor olması çok guzel diil mi?
amma velakin * bu yıl hayatımda ilk kez evimde 1 adet bile süs yok, motive olamadım bi türlü * bu yıl ilk kez yılbaşı gecesi için hiç bi planım yok, evde oturup 2006 yı düşünücem.. * bu yıl ilk kez yeni yıl vakti geldi die ne sevinç ne de üzüntü duyuyorum gayet nötrüm